Malum gün bugün. Sandık başına toplanalım, referandum fikrimizi beyan edelim. Ettik.
Annem sabah 6buçukta gitti sandık başına, hile hurda olmasın görevlisi olarak. Öğleden sonra telefon etti, eksik varmış, "sandık açılırken sayıları tut, kontrole gel" dedi. Homurdanarak gittim. Bir kaç partinin gönüllüsü ve sandık başkanı var, öyle kardeş kardeş, zarflar açılıyor, herkes kontrol ediyor, evet-hayır sayısını yazıyor. Zannedersin ki kağıt kalem daha yeni icad edildi, alıyoruz kağıtları evetleri hayırları işaretliyoruz, acemi işi. Onlar arada değiştirilebilir bence sandıklarla beraber, neyi ne kadar sayarsan say. Neyse zaten çok da fark etmez. Değinmek istediğim yer burası da değil.
Adam gelmiş oralara kadar, zarfı almış ama protesto ediyor ya boş koymuş pusulayı, hani protesto etmek için hiç sandığa da gitmeyenler var, ikisi de aynı şey. Beğenmiyorsun değişiklikleri ya da neyin değişeceğini söylemedikleri, bütün maddeleri açık açık yazmadıkları için falan kızıyorsun. İyi de o zaman yapman gereken şey, şu andaki anayasanın değişmesine izin vermemek olmalı. Kendini kandırdığın yetmezmiş gibi bir de adamların ekmeğine yağ sürüyorsun. Madem kızdın Hayıra vuracaksın ki mühürü, o zaman bir daha göndersin bakalım herşeyi anlatarak, biraz daha çalışsın üzerinde, senin isteyeceğin kıvama getirmek için. Senin proteston onlara göbek attırıyor a benim akıllı kardeşim. Bugün çıkacak sonuç, dilerim ki sana rağmen bizlerin çabalarıyla, elalemin yalakalarının ekmeğine yağ sürdürmeyecektir. Ama bilesin, eğer ki senin proteston yüzünden ne halt olduğunu bile bilmediğimiz bu değişiklikler yapılırsa, günü geldiğinde elime tutuşturdukları türbanı, senin boğazına saracağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder